Zamane Suçluları

Eşkiyaya yaltaklanan övülür,
Vatan için vurulanlar suçlanır.
Hainler makbuldür aşkla sevilir,
Ulusuna sarılanlar suçlanır.

Halkına küfreden alkışlanıyor,
Ödül verip dünya onu tanıyor.
Reklama kananlar adam sanıyor,
Utancından kırılanlar suçlanır.

Çalanlar, çırpanlar kırıyor rekor,
Onları koruyor siyasi dekor.
Halktan yana olanların işi zor,
Sinirleri gerilenler suçlanır.

Rantçının her yerde keyfi yerinde,
Kışın sıcaktadır, yazın serinde.
Hiç değer kalmadı alın terinde,
Çalışmaktan yorulanlar suçlanır.

Yandaşların yolsuzluğu gizlenir,
Dosyaları üst raflarda tozlanır.
Namuslular çoluk, çocuk izlenir,
Siciline girilenler suçlanır.

Kimisine her tür çıkar hediye,
Kamunun malına oluyor iye*.
Hakkı, özgürlüğü istedi diye,
Mahkemeye verilenler suçlanır.

Hainliğin dönekliktir ilacı,
Yurtseverin işi aşı hep acı.
Laikliğe söven şimdi baş tacı,
Aydın olup sürülenler suçlanır.

Hak hukuk adalet diyenler zorda,
Yoksul acısını duyanlar zorda.
Atatürk fikrini sayanlar zorda,
Saygısıza darılanlar suçlanır.

Emperyalist vurur kanlı ok gibi,
Halkım uyanmazsa çare yok gibi.
Kışlalı ve Mumcu ve Üçok gibi,
Bedenleri yarılanlar suçlanır.

Nevzat öfke savar sözle avunup,
Şehitlerle dostluğuyla övünüp.
Kemalizmi, devrimleri savunup,
Defterleri dürülenler suçlanır.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat
İye: Sahip

Ali Ekber Ertürk’e Ağıt

Sevgili öğrencim, sevgili dostum,
Güzel günler görmek için yaşadın.
Gerçek değerini vermektir kastım,
Doğru haber vermek için yaşadın.

Devlet malı çalanları yazdın hep,
Gizli, kötü planları bozdun hep.
Halktan saklı olanları çözdün hep,
Kötülüğe vurmak için yaşadın

Yazdın gördük kimler suçu saklarken,
Kimler suçu yasa ile aklarken.
İşçi, köylü, memur destek beklerken,
Yaraları sarmak için yaşadın

Gazeteci olmak, çiledir çile,
Haber verdin hasta yatarken bile.
Evde büyüttüğün her taze güle,
Has bahçeler kurmak için yaşadın.

Baharı bulmuştuk, kovmuştuk kışı,
Dostları ağlattın, akıttın yaşı.
Güzel ad bırakmak her işin başı,
Güzelliğe varmak için yaşadın.

Bundan böyle kalbimizde yaşarsın,
Devridaim ile engel aşarsın.
Çok haberde aklımıza düşersin.
Zalimleri yormak için yaşadın.

Hüzünlü Ankara, hüzünlü Sivas,
Basın dünyasında tutuluyor yas.
Nevzat haksız yere yapmaz iltimas,
Dosta hatır sormak için yaşadın.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Karaman’a Selamlar Olsun

Kartap, Karkev, Karev’in İkev vardı yanında,
Sivil toplum örgütü sayana selam olsun.
Adı geçsin geçmesin Karaman’ın şanında,
Elini taş altına koyana selam olsun.

Eğitime, kültüre katkı sağlamış ise,
Bir yaraya dokunup sargı bağlamış ise;
Karaman’ın derdine içten ağlamış ise,
Oy! Karaman Karaman diyene selam olsun.

Mehmet Beyden emanet Türkçeyi sevenlere,
Yabancı sözcükleri dilinden kovanlara;
Güzele engelleri başından savanlara,
İyiliği çevreye yayana selam olsun.

Yunus Emre sevgisi taşıyan gönüllere,
Şiirler okuyarak sevgi veren dillere;
Karaman’ın sesini yayıp gurbet ellere,
Memleket hasretini soyana selam olsun.

Tarihi değerleri heykelle yaşatana,
Karaman kültürünü gençlere taşıtana;
Yazdığı kitaplarla halkını ışıtana,
Bunları okuyarak doyana selam olsun.

Kitre bebek yaparak kültürü tanıtana,
Karaman’ı herkese resimle anlatana;
Atatürk’ün dil için öğüdünü tutana,
Nevzat’ın sözlerini duyana selam olsun.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Mustafa Ekmekçi’nin ardından

Başı dara girenin başvurduğu yazardı,
Canı yanan kimseye can Mustafa Ekmekçi.
Halk için tuzakları, oyunları bozardı,
Karanlığa düşmandı tan Mustafa Ekmekçi.

Köy Enstitülerini yürekten savunandı,
Kaçan fırsatlar için yırtınıp dövünendi.
Güçsüzün sorununu çözerek avunandı,
Sömürülen halkına yan Mustafa Ekmekçi.

Canını dişe takıp öğrenci kurtarandı,
Yapılan haksızlığın hesabını sorandı.
Hak hukuk adaleti her yerlerde arandı,
Laik Cumhuriyete kan Mustafa Ekmekçi.

Ankara Notları’nda ülkenin derdi vardı,
Gizlenen birçok şeyi O ortaya çıkardı.
Akrep yuvalarına ellerini sokardı,
Doğal güneş yanığı ten Mustafa Ekmekçi

Siyaset adamına sözle şaka yapardı,
Şapkasını kaptırmaz fakat şapka kapardı.
Büyük bir cesaretle domuzdan kıl kopardı,
Ezberleri bozandı dün Mustafa Ekmekçi.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Yoksulun Eczacıya Yakınması

Hastayım derdime derman isterim,
Nasılsınız diye sorma eczacı.
Gece yastığıma akıyor terim,
Sırılsıklam oldu görme eczacı.

Boynum tutuluyor, ağrıyor başım,
Bana tat vermiyor ekmeğim aşım.
Bunlara sebeptir elbette yaşım,
Yaşlılık faslına girme eczacı.

Gündelik işçiyim belli gelirim,
Ucuzca ne varsa ondan alırım.
Reçete yok deme, yaşar, ölürüm,
Fazla üzerinde durma eczacı.

Sosyal güvencesiz olduğumu bil,
Kimsesiz çaresiz kaldığımı bil.
Size güvenerek geldiğimi bil,
Bana başka öğüt verme eczacı

Doktora gitmeye halim yok benim,
Çaresiz kalınca yanıyor canım.
Kemiğe yaklaştı inceldi tenim,
İğneyi derine vurma eczacı.

Tansiyon fırladı, yükseldi şeker,
Yoksul olan elbet boynunu büker,
Nevzat benim size derdimi döker,
Ortaya bahane sürme eczacı.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Karaman Türkçenin Başkenti

Mehmet Beyin buyruğu diline sahip çıkmak,
Ferman hükmü yürüyor Türkçenin Başkentinde.
Karaman’da zor dile yabancı sözcük sokmak,
Halk hesabı soruyor Türkçenin Başkentinde.

Türkçeye hayran olur gezenler Karaman’da,
Dile ayrı tat verir yazanlar Karaman’da.
Türkçeyi kökleştirir ozanlar Karaman’da,
Kök Yunus’a varıyor Türkçenin Başkentinde.

Mehmet Bey, Yunus Emre, Mustafa Kemal kenti,
Onlar gibi konuşmak halkındaki beklenti.
Karaman’da ayıptır başka dile özenti,
Özeneni yeriyor Türkçenin Başkentinde.

Karaman’a gelmeli Atatürk’ü izleyen,
Kökeni Karaman’da arı dili özleyen.
Farkına varır bunun gerçekleri gözleyen,
Kanıtları görüyor Türkçenin Başkentinde.

Karamanlı yıllardır diliyle bayramlaşır,
Mehmet Beyin açtığı yoluyla bayramlaşır.
Atatürk’ün, Yunus’un eliyle bayramlaşır,
Onlara el veriyor Türkçenin başkentinde.

Karamanlı Nevzat’ın dili Türkçe çok şükür,
Meramı anlatmada hiç güçlüğü yok şükür;
Yabancı sözcüklere gözü, gönlü tok şükür,
Öz Türkçeyi arıyor Türkçenin Başkentinde.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Karaman’da Dil Bayramı

Mehmet Beyin fermanı var,
Tellalları bağırıyor.
Türk dilinin bayramı var,
Yunus Emre çağırıyor.

Atatürk sevdi Türkçeyi,
Hep izledi Mehmet Beyi.
Karaman’da halk her şeyi,
Türkçe ile yoğuruyor.

Yazıldı Türkçe divanı,
Yunus Emre’den bir anı.
Karaman’ın her bir yanı,
Türkçe sözcük doğuruyor.

Karaman’ın ozanları,
Sever Türkçe yazanları;
Türkçe yazmak özenleri,
Kültürüne soğuruyor.

Tarihten aldı dersini,
Dili verdi hevesini;
Nevzat Türkçe sevgisini,
İplik iplik eğiriyor.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Vız Gelir Tırıs Gider

Mert olandan bekle sen siyasette yardımı,
Namertlerden beklersen vız gelir tırıs gider.
Lisan-ı münasiple anlatayım derdimi,
Dönekleri aklarsan vız gelir tırıs gider.

Ellerini buluştur eli temiz olanla,
Geçmişleri kirliler kandırırlar yalanla.
Seni de kirletirler kurdukları planla,
Pislikleri paklarsan vız gelir tırıs gider.

Namuslular içinden gerçekçi övenler bul,
Seni eleştirse de yürekten sevenler bul.
Amacın yükseklerse sağlam merdivenler bul,
Niyetini saklarsan vız gelir tırıs gider.

Eski düşman olanlar yaklaştılar bu sıra,
Sana leke sürerler yanında dura dura.
Gereken destekleri dostlar yanında ara,
Yanlış yerde yoklarsan vız gelir tırıs gider.

Nevzat’ın öğüdünü kulak arkası etme,
Gerçeği söyleyene sakın düşmanlık gütme.
Sana tuzak kuranın sunduğu yoldan gitme.
Eğer yolda teklersen vız gelir tırıs gider.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Prof. Dr. Rona Aybay’ın ardından

İnsanların hakkını savunan bir insandı,
Hukuk üstünlüğüne ta yürekten inandı.
Halit Çelenk gibiydi devrimci Rona Aybay,
Haksızlığa uğrayan gençleri koruyandı.

Çalışkan öğretmendi, çok eserler vermişti,
Kurtuluşun yolunu adalette görmüştü.
Yunus Emre gibiydi, bilgeydi Rona Aybay,
Sevgi ile bilince, yüreklere girmişti.

Mülkiye’nin onuru bir bilim insanıydı,
Yeri ömür boyunca haklıların yanıydı.
Aydın Aybay gibiydi hukukçu Rona Aybay,
Nevzatlara kalanlar onlardan bir anıydı.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Karaman Bayram Yeri Anıları

Karaman çocukları bayramı bayram bilir,
Ramazanda Kurbanda bayrama doyarlardı.
Mahallede toplanıp bayram yerine gelir,
Eğlenceye birlikte sevinçle uyarlardı.

Buğday pazarı idi süslenen bayram yeri,
Salıncak, dönme dolap parlatırdı gözleri.
Meydanda uğuldardı satıcının sözleri,
Çocuklar uygun sesi yine de duyarlardı.

Oyuncakçı amcalar bayramın gözdesiydi,
Oğlanlar o meydanın küçük bir efesiydi;
Mantar tabancaları sanki erkek sesiydi,
Kızlara nişan alır art arda sayarlardı.

Büyükler kızlarının yanlarında beklerdi,
Arsız oğlan sataşsa azarlar, köteklerdi.
Kızların oyuncağı elbette bebeklerdi,
Satan, adama göre fiyatı ayarlardı.

Poligoncu, kasnakçı mahareti denerdi,
Kimi yetişkin çocuk oynatanı yenerdi.
Lakin saf delikanlı ütülürdü, sinerdi,
Kumar çadırlarında hırslıyı soyarlardı.

Kalabalık yerlerin yanlarında dururduk,
Yapılan tembih vardı, hep cepleri korurduk.
Atlıkarıncalarda küçükleri görürdük,
Büyükler biner ise teflere koyarlardı.

Bayramlar Karaman’da yaşanılacak gündü,
Otobüsle dolaşmak o günlerde mümkündü,
Parası az olanlar elbet faytona bindi,
Faytoncular atlarda yeleyi boyarlardı.

Tatlıcı, macuncular bayrama tat verendi,
Paralı olan çocuk muradına erendi.
Nevzat gözlemci idi, olanları görendi,
Gördüğünü yazardı, şiire uyarlardı.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat